Öne Çıkan Yayın

İslami olarak Ölümden Sonra Yaşam ve Ruh Hususu

Selam, Aslında şu an hiç kimse beni okumuyor biliyorum ama, Allah nezdinde "çabalamış" sıfatı kazanmak için bu yazıyı yazacağı...

29 Eylül 2017 Cuma

Sizi Dahi Yapabilecek Hastalıklar (Bilimoloji'den alıntı)

Sizi Dahi Yapabilecek 3 Hastalık

0
631
    

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Günümüzde dikkat dağınıklığının hep olumsuz tarafı vurgulansa da, aslında bu hastalığa sahip olanların daha yaratıcı bir zihne sahip olduğuyla ilgili çalışmalar var. DEHB, mağdurların risk almasına izin verir, buysa popüler kabulleri sorgulayan ve yeni ışıklar yakan düşüncelerle sonuçlanır.
Dikkat dağınıklığı hastaları, okullarda öğretilen bilgileri öğrenmekte zorlanabilir. Bunun sebeplerinden biri öğretilen bilginin amacını sorgulamalarıdır. Genellikle bu hastalardan “Biz bunları neden öğreniyoruz?” sorusunu duyarsınız. Normal bir beyin bilgileri sadece kabul ederken DEHB hastalarının cevapların sebeplerini düşündüğünü görürüz.
DEHB’nin sağladığı hareketlilik, hastaların daha hızlı kararlar verebilmesini sağlar. Beyin bir konuda karar verdiğinin daha farkında olmadan kişi harekete geçer. Bu kişiler yeni ortamlara ve durumlara diğerlerinden daha kolay adapte olabilirler.
DEHB hastaları daha yaratıcı bir zihne sahiptir.

Anksiyete

Anksiyeteye sahip bir zihin, uyanmak ve evden çıkmak gibi basit durumlarla ilgili sayısız korkutucu senaryo ve komplo teorileri üretir. Bu durumda beyin, bir durumla ilgili tüm korku ve hislerini gelecek durumlarda önlem almak için sürekli aklında tutmak zorunda kalır.
Şaşırtıcı bir şekilde, bu hastalık beyinde yeni bağlantılar kurulmasını tetikler. Çeşitli araştırmalar, anksiyete bozukluğu ile yüksek IQ arasında bağlantı olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu hastalık, sözel becerilerin gelişmesini de sağlayabilmektedir.
İleri duygusal zeka ve sözel becerilerle ilişkili olan empati yeteneğinin de bu hastalarda gelişmiş olduğu gösterilmiştir.
Anksiyete ile yüksek IQ arasında ilişki olduğu düşünülmektedir.

Depresyon

Depresyon hastalığının çok üzücü tarafları olsa da, yapılan çalışmalar depresif kişilerin yaratıcılık gerektiren işlerde diğerlerinden daha başarılı olduğunu göstermiştir. Bu kişiler kendilerini odalarına kapatıp iç seslerinin kaosuyla baş başa kalırlar. Bu durumda ise önemli eserler ortaya koyabilirler. Her ne kadar efsaneye göre Van Gogh’un kulağını kesmesine sebep olabilecek kadar kötü bir hastalık olabilse de yaratıcılığı arttıran yönü de vardır. Edebiyat ve resim gibi sanat alanındaki önemli eserler depresif kişilerin imzasını taşımaktadır.
Depresif bireyler önemli sanat eserleri ortaya çıkarmışlardır.

Hadisler

muhammed peygamberin olumunden yillar sonra onu putlastiranlar tarafindan derlenen rivayetler, palavralar, hurafeler, hristiyan ve yahudi gelenekleri, ortacag arap adetleri... zalim emevi ve abbasi halifelerini ovmek ve hatta patlican ve hurma reklami yapmak icin bile uydurulan ve kuran'a es kosulan cehalet ve shirk ogretileri... sunnilerin en kutsal saydigi buhari adli kitabin mekke ve medine'den binlerce kilometre otede dogup buyuyen buharali bir adam tarafindan muhammedin vefatindan yaklasik 200 (ikiyuz) yil sonra derlendigi dusunuldugune akli basinda hicbir insanin guvenemiyecegi serefsiz uydurmalar zinciri...

muhammed'den sonra birbirini bogazlayan, peyagamber'in torunlarini bile olduren, demokratik secimle secilen hilafeti babadan ogula gecen seytani hilafete donusturenlerin ve emevi ve abbasi sultanlarinin uretimini tesvik ettigi ve muslumanlari cahilliyye denilen ortacagin karanligina geri goturen seytani ogretiler...

tasla oldurme cezasindan hayati cehenneme ceviren yuzlerce harama, kadinlari torbaya sokup kimliksizlestirmekten islami insanlara zorbalikla empoze etmeye kadar bir suru felaketli inanc ve tavra kaynak ve ilham olan iftiralar dizisi...

kuran'in detayli, yeterli, anlasilmasi kolay, ve tamam oldugu bildirilen duzinelerce kuran ayetlerini 25:30 ayetinde tanimlananlarin kendilerine din edindikleri seytani ogretiler... kurani olulere okunan ve canlilari kamyon gibi carpan bir ocuye benzeten ve kurani okumayan, okusa bile anlamayan, anlasa bile dinlemiyen sozde alimlerin, alimciklerin, seyhlerin, sehyciklerin ve onlari maymun gibi izleyen mukallitlerin kurana tercih ettikleri rivayetler...

kuran'in bircok ayetinin anlamini saptiran ve hatta kuran'in hukmunu gecersiz kilan ve yahudilerin uydurdugu sozel ogreti olan mishna ve gammarra'nin arap versiyonu. 

turkce dilinde yayimlanan musluman dinadamlarina 19 soru adli kitapla ve daha sonra mesaj adli kuran cevirisiyle (www.19.org) mahkum edilen gerici ogretiler...

28 Eylül 2017 Perşembe

Atasözleri ve deyimler, kültür mirasımızın iki önemli hazinesidir. Atasözleri, bir olaydan ders çıkarılması amacıyla söylenmiş,doğruluğu imtihan edilmiş, ulusça benimsenmiş olan sözlerdir. Çağlar boyunca toplumların gelişmesine koşut olarak değişip günümüze gelen atasözleri, ulusun benliğinin aynasıdır; onlarda ulusun, asırlar öncesinden günümüze kadar ulaşan düşüncesi, inanışı, yaşayışı, gelenekleri, görenekleri görülür.
Atasözleri, az sözle çok şey anlatma san'atıdır;
sözcüklerin aslî anlamlarının haricinde başka şeyler anlatma becerisidir. Açık ve dolaylı benzetmeler, kâh nükte, kâh eleştiri, kâh ığneleme ve taşlama kolaylığı sağlar ki, özellikle uyarma, uyandırma işlevi kazandırır.
Atasözleri yazınsal söz san'atları bakımından da zengindir, şu cinasın güzelliğine bakınız: "Deme kış, yaz; oku, yaz..." Tezat san'atına örnek arayan öğrenciler "Ak akçe, kara gün içindir" atasözümüzü gösterebilirler. Gelenek ve göreneklerimizin sözlü ve fiilî ürünlerinden olması, atasözlerine doğallık sağlamıştır.
Bir dilin zenginliğini oluşturan unsurlardan biri de deyimlerdir. Türkçe, bu nazariyeden bakıldığında çok zengindir. Örneğin halkımız, "düşünme, anlama ve kavrama gücü" olarak tanımlanabilen akıl sözcüğünden, yüzün fevkinde deyim üretmiştir. "Baş" ve baştaki organlar olan "kulak", "burun", "çene", "dudak", "diş", "dil" benzeri sözüklerle yapïlmış onlarca deyimin de, aslî anlamlarının ötesinde, geniş kavramların anlattığı bir hakikattir. Bunlar, binin üzerinde deyimde mevki alır.
Halk masallarımız, halk hikâyelerimiz, fıkralarımız, halk şiirimiz, manilerimiz, ninnilerimiz halk deyimleri ile yoğrulmuş, onlarla ifade güzelliğine ulaşmıştır. Halk, kendine has görüşlerini belirtebilmek için, kelimeleri aslî anlamlarından farklı olarak kullanma yolunu tutarken, dilin türlü olanaklarından istifade ederek özel ifade kalıpları da yaratmıştır.
Deyimlerin kaynağı, kişisel kullanımlardır, zira atasözlerinde olduğu gibi, evvela bir kimse kullanır, sonra ilk kullanan unutulur, söz grubu böylece kalıplaşarak ve anonimleşerek deyim olur. Deyimlerimiz doğru kullanıldığında, ifade güzelliği sağlar. Fakat insanın sorması icab eden şey şudur: " Neden yaşam ve toplum yasaları buna izin veriyor"

Selam.

26 Eylül 2017 Salı

HTF! Ay çok korkunç!

Psikopatvari çizgifilmseverlere:
https://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://m.youtube.com/watch%3Fv%3D0hNsmpzLJlw&ved=0ahUKEwj394X2y8PWAhUlEpoKHcqFDLUQtwIIJzAB&usg=AFQjCNH-P3zNKpquRvVnuz6osqZ9xpW2IA

https://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://m.youtube.com/watch%3Fv%3DjNLSJaA3Lj0&ved=0ahUKEwinhcaezMPWAhUHApoKHb9TBFYQtwIIKjAC&usg=AFQjCNFErJRVikG78ISSMr9bruVIntQHbg

Selam ve barış ile.

Selam

Selam,
Şu tarihselci-evrenselci tartışmasının teferruatlarını biri bana arz edebilir mi?
Görüşlerimin doğru olma olanağının çok çok ziyade ziyade olmasını istiyorum.

22 Eylül 2017 Cuma

Beyin yamyamları çocuklarımızın beyinlerinde açtıkları deliklere en saçma masalları, hurafeleri, palavraları, safsata virüslerini kutsal Truva atlarıyla sokmakta ve onları müritlere ve sersemitlere dönüştürmektedir. Dini istismar eden ruhbanlar ve politikacılar Marx’ın “Din afyondur” tespitini tarih boyunca milyarlarca kez doğrulamışlardır. Milli ve dini duyguları gıdıklanan kitleler iliklerine kadar soyuldukları halde kendilerini sömüren sınıfın iktidarı için gönüllü kurbanlar haline dönüşebiliyorlar. Nitekim, ağızları açlıktan kokan yoksulların, şımarık kralların görünmez elbiselerine ve şatafatlarına övgüler yağdırdığına tanık olabiliyoruz.
Diyanet, tarikatlar, tekkeler, dini vakıflar, imam hatip okulları, camiler ve medreseler gibi gerici üretim fabrikaları karşısında ateistler ve agnostikler önemli bir denge unsurudur. Deist, agnostik ve ateistler aslında Kuran’ın daha iyi anlaşılması için önemli katkıda bulunuyorlar. Sünni ve Şii din adamları tarafından İslam diye halka sunulan şeytani öğretileri ve davranışları ifşa ediyorlar.
Ancak, ateizm felsefi olarak zayıf ve hatta müflis bir ideolojidir. Karşı çıktıkları dinlerin uyduruk ve zararlı olması ateizmi alternatif bir felsefe veya gerçek yapmaya yetmiyor. Bu kitaptaki 19 soruyla evrensel gerçeğe tanık olmaları için dört ateist türüne çağrıda bulunuyorum:
Entel-Ateist, Duygusal-Ateist, Sünni-Ateist ve Karma-Ateist...
Kuran’ın ışığı cehalet ve şirkin karanlığını aydınlatıyor ve insanlığa bu dünyadan başlayarak sonsuz mutluluk mesajı veriyor:
“Hayır; ant olsun Ay’a. Geçtiği vakit geceye. Ağardığı vakit sabaha. Bu büyüklerden birisidir. Halklara bir uyarıdır. İlerlemek veya geride kalmak isteyenleriniz için.”
Edip Yüksel